Lohusalık Sendromu Nedir?

 

Heycanla beklediğiniz bebeğinizi elinize aldığınızda aslında yeteri kadar mutlu hissetmediğinizi fark ettiğiniz. Hatta mutlu hissetmemek ile birlikte kendinize bir enerjisizlik, her şeye olumsuz tarafından bakma ve hayatı eskisi gibi algılayamama sorunları da başladı. Belki de lohusalık sendromuna yakalandınız. Lohusalık depresyonu olarak da geçen bu süreç aslında hemen hemen her kadının başına gelebiliyor. Kadınlar ne kadar çocuklarını isterlerse istesinler lohusalık sendromu veya lohusalık depresyonundan sonra çocuklarını istemiyor gibi hissediyor, kendilerini suçluyor, çevreye karşı daha hassas ve kırılgan olabiliyorlar..

Lohusalık depresyonunun en temel sebebi kadının hayatının tamamen değişiyor olması. Hem hormonal dengeler hem emzirme problemleri hem de uzun süren uykusuz kalınan geceler bir araya geldiğinde, birde anlayışsız bir çevre anlayışsız bir eş bunun üzerine eklenince kadınlarda lohusalık depresyonu kaçınılmaz oluyor. Lohusalık depresyonundan korunmanın en önemli adımı ise elbette çevrenizde sizi anlayan insanlar ile birlikte sohbet etmeniz, vakit geçirmenizdir. Çevrenizde size olumsuz düşünceler yayan, olumsuz fikirler ile canınızı sıkan kişileri mutlaka evinizden uzak tutmalısınız. Bazen bu mümkün olmayabiliyor. Hatta eşinizde dahi sizi anlayamayabiliyor..

Fakat böyle durumlarda hem bebeğinizin hem kendinizin sağlığı için hem de sütünüzün yeteri kadar gelmesi için stres yapmamaya ve stres yönetiminizi sağlamayı özen göstermelisiniz. Bu aşamada doğru beslenmek en azından birkaç saat olsun günde yürüyüş yapmak ve hareketsiz kalmamak kendinizi daha iyi hissetmenize yardımcı olacaktır. Belki de lohusa anneler için en zor fakat en önemli adımlardan biri de günlük birkaç saat olsun kendilerine vakit ayırmaktır.

Belki size basit gelecek, markete gidip gelmek kendiniz ile geçireceğiz birkaç saatte bakım yapmak hatta duşa girmek bile size iyi gelecektir. Yeter ki bütün gün yatakta kalmaktan kurtulun ve birkaç saat olsun kendinize vakit ayırın. Depresyonu yenmenin en temel adımlarından biri de duygularınızı düşüncelerinizi mutlaka biri ile paylaşmaktır. Bu dönemde kendinizi yalnız hissetmeyin. Birçok kadının sizin gibi kötü hissettiğini unutmayın. Kendinizi yeteri kadar iyi bir anne olmamakla suçlamayın. Unutmayın bu dönem geçici ve siz bebeğiniz için en doğru kararı verecek olan tek kişisiniz. Bu yüzden hem bebeğinizin sağlığı hem de kendi sağlığınız için mutlaka çevrenizle fikirlerinizi paylaşmayı ve içe dönük bir hayat yaşamayı reddedin. Sevdiklerinizle geçireceğiniz zaman sizin en büyük ilacınız olacaktır. Lohusalık depresyonunu her kadının yaşadığını bilmek en azından çevrenizdeki kadınlar ile bu durumu paylaşmak kendinizi daha iyi hissetmenize yardımcı olacaktır.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu yazınız!
Lütfen isminizi buraya giriniz